Keratokonus hastalığı nedir? Tedavisi nasıl olmalıdır?
Keratokonus hastalığı nedir? Tedavisi nasıl olmalıdır?
Gündelik yaşantıda her yaştan insan çeşitli görme rahatsızlıkları yaşarlar. Kimisi uzağı göremez gözlük kullanır kimisi yakını görmede şikayetçidir. Peki bu Keratokonus nedir? İşte bu yazıda keratokonus hastalığına dair tüm detayları bulabilirsiniz.

Keratokonus hastalığı nedir? Tedavisi nasıl olmalıdır?

Farklı şekillerde görme bozuklukları yaşayan insan sayısı oldukça fazladır. Keratokonus olarak adlandırılan göz hastalığı, gözün dış tabakasındaki şeklin bozulduğu ve öne doğru eğilerek sivri bir uç şeklinde çıkıntı görülen göz rahatsızlığıdır. Günümüzde yani gelişmiş tıp formülleri içerisinde her hastalığa birden çok tedavi yöntemleri geliştirilir.

Keratokonus hastalığı bir tür görme rahatsızlığıdır. Peki tam anlamıyla Keratokonus nedir nasıl uygulanır? Gözün dış tabakasının önünde bulunan şeffaf dokuda olan ve kapak şeklinde bir yapıdır. Bu şeffaf dokunun hemen ardında göze rengini veren iris katmanı yer alır. Kornea kısmında oluşan bu değişiklik göze çarpan ışığın görme hizasında odaklanamama problemlerine yol açar. Bunların sonucunda bulanık görme ve bozuk bir görüş alanı meydana gelir. Bundan sebep günlük yaşantıda ihtiyaç duyulan okuma, yazma veya dikkat gerektiren araba kullanma gibi eylemlerin yerine getirilmesi oldukça zor bir hale gelir.

Araştırmalara göre keratokonus hastalığına sebep olan nedenlerle ilgili kesin bir sonuç yoktur. Bazı durumlarda hastalığın genetik olarak ebeveynlerden geçtiği görülür. Keratokonus rahatsızlığına sahip bireylerin bir kısmının bu şekilde anne ve babasında görülmüştür. Keratokonus rahatsızlığı çoğunlukla 20’li yaşların başında meydana gelir. Bu hastalıkla ilgili görme problemleri takribi olarak 10 yıl ile 20 yıl arasında yavaş bir şekilde ilerleme kaydeder ve kötüleşir.

Düşük kalitede üretilen keratokonus lensi, hastalığın ilerlemesinde etkili bir neden olarak görülse de bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Keratokonus hastalığına bireylerin korneaları göz ovuşturma hareketleri ile ufak darbelerle bile hasar görebilir. Göz ile fazla temasta bulunmak, ince kornea yapılarına zarar verir ve hastalık belirtilerini daha da kötü bir duruma getirebilir. Gözlerinizde alerjik bir durum varsa ve bu sebepten kaşıma ihtiyacı duyuyorsanız, alerjik durumunuz için göz doktorunuza danışarak bu hastalığı kontrol altına alabilirsiniz.

Keratokonus hastalığı ekseriyetle iki gözü de etkisi altına alır. İki gözde de çok farklı sorunlar doğurabilir. Kretokonus belirtileri her bir gözde farklı seyreder ve ilerleyen zaman aralığında farklı değişikliklere yol açar. Hastalığı erken farketmek kişiye avantaj sağlayabilir ve hastalığı kontrol altına almada etkili olur.

· Görüş alanında bulanıklık
· Görüş alanındaki şekillerin bükük veya dalgalanmış vaziyette görünmesi
· Parlaklık ve ışığa karşı artan hassasiyet
· Gözlerde oluşan kızarma ve akabinde şişlik

İleri aşamaya geçen belirtiler daha keskin hale bürünür.

· Etrafı bulanık görmede olan artış
· Miyopluk ve astigmat bulgularında artan durumlar ve gözlük ihtiyacı
· Korneaya ait çıkıntıdan dolayı kontakt yapıdaki lenslerin göze uygun olmaması ve rahatsız etmesi.

Hastalığın ilk evreden ileri evreye geçiş aşaması uzun yıllar gerektirir. Kornea beklenmedik anda şişerek kornea bünyesinde bulunan kalıcı olacak sertleşme meydana gelebilir. Bu sertleşmeye skar adı verilir. Oluşan bu yara dokusu meydana geldiğinde, yumuşak yapısı ve temizliği yavaş yavaş yok olur. Bunların sonucunda görüş açısı daha da bozuk ve bulanık bir hale gelir.

Göz muayeneleri ile teşhis edilebilmesi kolaydır. Göz muayenesi sırasında doktorunuz korneayı detaylı bir biçimde inceler ve bozukluğunu ölçer. Bu muayene sırasında kornea da şekil eğriliği olup olmadığı tespit edilir. Göz doktorunuz, özel bir görüntüleme cihazı ile kornea yüzeyini, dokusunu haritalayarak görüntüleyebilir. Detaylı muayene için etkili bir teşhis yöntemidir. Buna bağlı olarak kornea yüzeyinin yapısı ve durumu net bir şekilde görülür. Keratokonus tedavileri, kişinin göz hastalığının ilerleme durumuna göre çeşitli şekillerde uygulanabilir.

Kişideki belirtilere ve hastalığın bulunduğu aşamaya göre tedaviler değişiklik gösterir. Belirti görülmeye başladığı esnada erken teşhis konulmuşsa, gözlük kullanımı ile sorunu düzeltmek mümkündür. Bu aşamadan sonra görüş açısının doğru ve net odaklanmasını sağlamak amacıyla özel üretilen ve sert yapıda bulunan kontakt lens kullanımı uygulanabilir. Ancak keratokonus hastalığının ilerlediği evrede kornea iyice incelmeye başlar ve şeklinde bozulmalar meydana gelir. Bu aşamaya gelindiğinde gözlük kullanmak veya kontakt lens tedavisi yeterli olmayabilir. Bu sebeple hastalığın tedavi edilmesinde başka yöntemlerde vardır. Bu yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz,

· Çarpraz bağlama yöntemleri
· Kornea içi halka tedavisi
· Kornea nakli tedavisi

Lens tedavilerinde uygulanan lens çeşitlerini şu şekilde sıralayabiliriz,

· Yumuşak yapılı kontakt lensler
· Sert ve gaz geçirgenli kontakt lens
· Melez kontakt lens
· Skleral ve yarı skleral lensler

Cerrahi yöntemler arasında bulunan çapraz bağlama, günümüzde bu hastalığın ilerlemesini durdurmak amacıyla en sık kullanılan yöntemidir. Keratokonus ameliyatı, işleminde anestezi uygulaması damla şeklinde uygulanır. Ameliyat sırasında, korneanın içerisinde ince bir tabaka halindeki hücreleşmiş doku alınır. Bu aşamadan sonra yarım saatlik süre boyunca üç dakikalık aralıklarla vitamin damlası uygulanır ve son aşamada yine yarım saat ultraviyole ışınları uygulanır ve işlem sonuçlandırılır. İşlem bittikten sonra hastanın gözleri kapatılmaz veya sargılanmaz. İyileşme süreci ameliyat sonrası üç gün içerisinde gerçekleşir. Ameliyat sonrası bulanık görüş normaldir, bu durum kısa sürelidir. Göz damlaları ve görüş açısını destekleyici kontakt lensler de amelityat sonrası düzenli şekilde kullanılmalıdır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)